


aynı dönemde birkaç farklı hisse aldığını düşünelim.
bunlardan biri kısa sürede yükselmiş, diğeri ise aldığın fiyatın altına düşmüş olabilir. kazandıran hissenin fiyatına gün içinde birkaç kez bakıyor olabilirsin.
ne kadar kazandığını hesaplıyor, şirketle ilgili haberleri okuyor ve yeni bir yükseliş olup olmadığını kontrol ediyor olabilirsin. ama zarar ettiğin hissenin belki birkaç gündür fiyatına bile bakmıyorsundur.
biraz toparlandığında yeniden ilgilenmenin daha iyi olacağını düşünüyor olabilirsin. halbuki o hisseyi de bir beklentiyle almıştın. şimdi o beklentinin hâlâ geçerli olup olmadığını yeniden değerlendirmek isteyebilirsin.
ama kaybınla yüzleşmek istemediğinden bu değerlendirmeyi erteliyor olabilirsin.
aldığın bir hissenin yükseldiğini görmek hoşuna gidebilir. hem paran artmıştır hem de verdiğin kararın doğru olduğunu düşünmek için bir gerekçen vardır. bu yüzden yeni bir işlem yapmayı planlamasan bile hesabını açıp bakabilirsin.
sabah gördüğün kazancı öğleden sonra tekrar görmek isteyebilirsin. hatta piyasalar kapalıyken bile aynı tutarı yeniden kontrol edebilirsin. cuma günü kazançla kapattığın bir haftanın sonunda cumartesi ve pazar günü piyasanın kapalı olduğunu bile bile hesabına bakabilirsin.
yine de kazancını görmek seni memnun edebilir. bununla ilgili yapılmış bir çalışma da var.
örneğin Edika Quispe-Torreblanca, John Gathergood, George Loewenstein ve Neil Stewart’ın “Attention Utility: Evidence from Individual Investors” başlıklı çalışmasına katılan yatırımcılar, yakın zamanda aldıkları hisseler yükselmişse, hem cumartesi hem de pazar günü piyasanın kapalı olduğunu bilseler de hesaplarına tekrar giriş yapmaya daha istekliydi.
yani hesabını açarken bazen zaten bildiğin iyi bir sonucu yeniden görmek istiyor olabilirsin.
zarar ettiğinde ise aynı ekran sana daha farklı hissettirebilir. aldığın hisse beklediğin gibi hareket etmemiştir. hisse fiyatına her baktığında yatırımının değerindeki düşüşü yeniden görürsün.
hisseyi alırkenki beklentilerini ve mevcut koşulları/şimdi ne yapacağını yeniden değerlendirmen gerekebilir. bunlarla uğraşmak istemediğinde hesabını açmayı ertelemek bazen daha kolay gelebilir.
hisselerin düştüğünü haberlerden biliyor olsan bile kendi hesabındaki kaybı görmek istemeyebilirsin. bu şekilde olumsuz bir sonuçla karşılaşacağını düşündüğün bilgiden uzaklaşma davranışı, deve kuşu etkisi olarak adlandırılıyor.
hesabını açmadığında bir süreliğine daha rahat hissedebilirsin. ama yatırımlarının değeri sen bakmasan da değişebilir. ertelediğin süre içinde şirketin durumunda veya kendi ihtiyaçlarında önemli değişiklikler yaşanmış olabilir.
Nachum Sicherman, George Loewenstein, Duane Seppi ve Stephen Utkus’un yaptığı Financial Attention başlıklı çalışmasında, ABD’de Vanguard’daki 100 bin emeklilik hesabının 2007-2008 dönemindeki hareketleri incelendi.
Dow Jones endeksinin düştüğü günlerde hesap girişlerinin %9,5 daha düşük olduğu hesaplandı. çalışmada yatırımcıların, olumsuz bir sonuç görme ihtimalleri arttığında hesaplarını kontrol etmeye daha az meyil gösterdikleri gözlemlendi.
aynı hesaplarda iki yıl boyunca giriş yapılan gün sayısı kişi başına ortalama 85,2 iken, işlem yapılan gün sayısı 2,03’tü. dolayısıyla yatırımcılar hesaplarına her girdiklerinde alım veya satım yapmıyordu.
çoğu zaman yatırımlarının durumuna bakıp çıkıyorlardı. sen de kendi hesabını böyle kullanıyor olabilirsin. piyasa yükseldiğinde günde birkaç kez bakıyor, düştüğünde ise günlerce uzak duruyor olabilirsin.
böyle bir alışkanlığın varsa yatırımlarını ne zaman değerlendireceğini piyasanın yönüne göre değiştiriyor olabilirsin.
100 liradan aldığın bir hissenin 80 liraya düştüğünü düşünelim. hisseyi ilk aldığında şirketin satışlarının artacağını ve kârının büyüyeceğini düşünüyor olabilirsin. ama fiyatın düşmesi seni bu beklentilerden uzaklaştırıp, fiyatın toparlanmasını beklemeye başlama noktasına getirmiş de olabilir.
bu sırada şirketin satışları beklediğin gibi artmamış veya borçlarını ödemesi zorlaşmış da olabilir. bu gelişmeleri takip etmemek, yatırıma ilişkin değerlendirmelerinde işine yarayabilecek bazı bilgileri gözden kaçırmana neden olabilir. üstelik %20 düşen bir hissenin eski fiyatına dönmesi için %25 yükselmesi gerekir.
bu yükselişi sağlayabilecek koşulların hala mevcut olup olmadığını düşünmen gerekir. alış fiyatını hatırlamak kolaydır. ama bugün aynı hisseyi neden elinde tuttuğunu açıklamak daha fazla uğraş gerektirebilir.
zarar ettiğin bir hisseyi görmek istemediğin için hesabını hiç açmayabilirsin. ama aynı hesapta başka yatırımların da olabilir. bunlardan birinin portföyündeki payı fazla büyümüş olabilir.
yakında kullanacağın para hala riskli bir yatırımda duruyor olabilir. veya başlangıçta planladığından daha fazla parayı aynı sektörde toplamış olabilirsin. hesabından uzak kaldığında bu konuları değerlendirmek zorlaşabilir.
örneğin üç ay sonra bir ödeme yapmak için kullanacağın paranın bir bölümünü hisselerde tuttuğunu düşünelim.
zararını görmek istemediğin için hesabına bakmayı sürekli ertelersen, ödeme tarihi yaklaşırken o parayla ne yapacağını da planlamamış olabilirsin. sonunda karar vermek için ayırabileceğin süre kısalabilir.
daha önce sakin biçimde değerlendirebileceğin bir konuyu, paraya ihtiyacın olduğu gün çözmek zorunda kalabilirsin. elbette yatırım kararlarında risk profili, finansal durum, hedefler ve yatırım vadesi farklılık gösterebilir.
birkaç yıl boyunca tutmayı planladığın bir yatırımın fiyatına her saat baktığını düşünelim. gün içinde yaşanan küçük düşüşleri tekrar tekrar görebilirsin. her fiyat hareketi verdiğin kararı yeniden sorgulamana neden olabilir. başlangıçta normal karşıladığın dalgalanmalar, onları sürekli izlediğinde daha rahatsız edici hale gelebilir.
bununla ilgili de yapılmış bir çalışma mevcut.
Uri Gneezy, Arie Kapteyn ve Jan Potters’ın Evaluation Periods and Asset Prices in a Market Experiment başlıklı çalışmasında, sonuçları daha sık değerlendiren ve kararlarını daha sık değiştirebilen katılımcıların riskli yatırımlara daha düşük fiyat verdiği görüldü.
yatırımın sonucunu hangi aralıklarla değerlendirdiğin, o yatırımla ilgili hislerini etkileyebilir. bu nedenle hesabına her baktığında mutlaka bir işlem yapman gerektiğini düşünmemelisin.
yatırım kararı değerlendirilirken yatırımın özellikleri ile kişinin finansal durumu, hedefleri, yatırım vadesi ve risk tercihleri gibi unsurlar birlikte ele alınabilir. bunu yapabilmek için de neye bakacağını önceden belirlemiş olman faydalı olabilir.
portföyünü değerlendirmek için önceden bir gün belirleyebilirsin. örneğin uzun vadeli yatırımlarını her ayın belirli bir gününde gözden geçirmeyi seçebilirsin. bu yaklaşım, değerlendirme zamanının yalnızca yatırımın güncel performansına bağlı olarak belirlenmesinin önüne geçebilir.
benzer şekilde, olumlu fiyat hareketlerinin de değerlendirme sıklığını tek başına belirlemesinin önüne geçebilir. portföyün değerlendirilme sıklığı, yatırımın niteliği, yatırımcının hedefleri, vadesi ve risk tercihleri gibi birçok faktöre göre farklılaşabilir. yatırım yapılan şirkete veya yatırımcının kişisel koşullarına ilişkin önemli değişiklikler, mevcut değerlendirmenin yeniden ele alınmasını gerektirebilir.
başlangıçta iki hisseye de 50 bin lira yatırdığını düşünelim. birindeki paran 60 bin liraya çıkarken diğerindeki 40 bin liraya gerilemiş olsun. yeni para yatırmadığın, para çekmediğin ve temettü almadığın bu örnekte, masraflar hariç toplam paran hala 100 bin liradır.
ama sürekli kazandıran hisseyi takip edersen aklında daha çok %20’lik kazanç kalabilir. portföyünün tamamına baktığında ise toplamda kazanç sağlamadığını görürsün. bu yüzden aynı dönem içinde bütün yatırımlarının sonucunu birlikte değerlendirebilirsin.
hangi yatırımın toplam sonucu ne kadar etkilediğini de hesaplayabilirsin. hisseleri alırken dikkate aldığın beklentileri, değerlendirmeleri ve riskleri de not edebilirsin. sonraki kontrolde bu notlara dönmek, bugünkü değerlendirmelerini ilk kararınla karşılaştırmana yardımcı olabilir.
kazandıran yatırımlarını görmek hoşuna giderken, kaybettiren yatırımlarından uzaklaşmak istemen çok normal görülebilir. ama bu eğilim, portföyünün durumunu eksik değerlendirmene ve bazı kararlarını ertelemene neden olabilir.
sürekli portföy kontrolü yapmak da günlük hareketlere daha fazla tepki vermene neden olabilir.
o yüzden önceden belirlenmiş kontrol aralıkları ve bütün yatırımlarını kapsayan bir değerlendirme, daha tutarlı hareket etmene yardımcı olur.
yasal uyarı: bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. burada yer alan bilgi, yorum ve değerlendirmeler yatırım danışmanlığı kapsamında olmayıp herhangi bir yatırım tavsiyesi veya alım-satım önerisi niteliği taşımaz. yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.
28 Eylül 2026
11 dk okuma